19/1/2007

Boncuk işi ile yapmış olduğum bir model  biraz acemi işi umarım beğenirsiniz.

3/1/2007

 

Bir Kurban Bayramı daha geldi. Bu bayramın öncelikle milletimize, İslam alemine ve de insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Allah'tan diliyoruz. Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice bayramlara

3/1/2007

Yaşamın kaynağı .Sevgi ise sevgi bir tutku, tutku bir amaç, amaç bir şeyleri birileriyle paylaşmaksa, paylaşmak dostluk, dostluk hatırlamaksa eğer hep aklımdasınız! Yeni yılda da dostluğumuzun daha da pekişmesi ve ebedi olması dileğimle daha nice mutlu yıllara!

21/8/2006

Bütün müslüman aleminin Kandili Mübarek olsun

 

7/8/2006

 

29/7/2006

kurs da yapmışolduğum bögürtlene benzeyen bir model

10/7/2006

hayat yaşamaya değecek kadar çok güzel dikenleri olsabile

7/7/2006

takılarım

merhabalar bu da benden size

7/7/2006

BOZKIR

 


Bozkır,
oldukça eski bir ta­rihe sahiptir. Bozkır ilçesi ve civarında bulunan eserlerden
de anlaşılacağı üzere, kentin tarihini antik çağlara hatta; kent içindeki kule
ve Hisar tepelerindeki kaya içine oyulmuş tek odalık evlerle bu tarihi ilk
çağlara kadar götür­mek mümkündür. Bu kaya evlerin ya­pılışı ve kullanılan
teknik burada ileri bir medeniyetin varlığının kanıtı olmaktadır. Halk arasında
"İki Delik" diye adlandırılan Hi­sar Tepesindeki çift kaya evinin hemen ,altında
ilkçağ inanışlarında görülen tanrılara insan kurban edilen adak taşına benzer
bir taşın bulunması; kent tarihinin daha yu­karılara çıkabileceğinin kanıtı­dır.



Bozkır, bölge olarak eski çağda İSAURİA bölgesi içindedir. Bizans (Roma)
döneminde LEONTOPOLİS olan bugünkü şehrin güney doğusunda,da­ha sonra yeni
İsauri denilen (İsauria Nova) büyük bir kale yapılmıştır. (Bugünkü adı Zengibar)
kalede yirmiyedi adet kilisenin olduğuna ba­zı Bizans kaynaklarında
rastlan­mıştır. Kalenin bugün birkaç burca ayakta kalabilmiş, daha çok amatör
define arayıcılarının tahribine uğramıştır. 'Büyük Selçuklu (Anadolu) Sultanı
Alaaddin Keykubat Alaiye (Alanya) yi fethe giderken buradan geçtiği tahmin
edilmektedir.(Çünkü Alanya'ya en kısa karayolu buradan geçmektedir. (162.5 km.)



Bölge ve çevresinde simli kur­şun madeni işletildiği için kente Tiris-Maden,
daha sonra çevre köyler maden filizlerini hayvanları ile kente getirirken
Ser-Ustaya gidiyorum anlamına gelen Sırıstad demeye başlamışlardır. Bozkır
adının ise bölgeyi fetheden Bozkır beyden geldiği anlaşılmıştır.(Türkler
Anadolu'yu fethederken fethedilen yer­lere genellikle o yerlerin fatihinin
unvanını ad olarak vermişler dir.) Bozkır XVI.Yüzyıl ortaların­dan sonra (Karamanoğluları
Beyliğinin ortadan kaldırılmasından son­ra ) Osmanlıların eline geçmiştir. Daha
önce Çelebi Sultan Mehmet'in Karamanoglu Beyi ile yaptığı anlaşmada kentin
içinden geçen Çarşamba su­yunun kuzeyi Osmanlılara,Güneyi de Karamanoğlu
Beyliğine bırakılmış­tır.



Bozkır'in Türk halkını Kınık boyuna mensup insanlar oluşturmak­ta olup, dağlık




kesimlerinde ise (Haydar Dağı çevresinde) varsak aşiretine mensup insanlar
yaylacı­lık yapmaktadırlar. ( H.Nihal Atsız-F, Sümer)



XVI. Yüz Yıl sonlarında ilçe­ye Gelencan adlı bir beyin hakim olduğu
anlaşılıyor. Osmanlı devrin­de ise Bozkır, idari bakımından sürekli değişiklik
geçirmiştir. XV ve XVI. Yüzyıllarda Bozkır'ın ova­lık kesimlerinin (Yazıkolu
tarafı­nın ) Bozkır Beyin torunlarının eline olduğu bilinmektedir. Genel vergi
defterlerinden anlaşıldığına göre bura halkının büyük çoğunlu­ğunu Türkler
oluşturmakta Hıristi­yanlar azınlıkta kalmaktadırlar. Halkın büyük çoğunluğu
çiftçilik yapmakta, sayısı bir hayli tutan­lar da Sipahi ve Müsellim olarak
devlet hizmetinde veya Seğmen ve Sarıca adları ile beylerbeyi veya Sancak
Beylerinin yanlarında üc­retli askerlik yapmakta idiler.



Kentin Hıristiyan halkı özel­likle Kurtuluş Savaşından sonra kenti terk
etmişlerdir.



Bozkır'da XVII. Yüzyılın ilk yarısında (1606-1612) Dereli Halil ve Bademli'li
Hüseyin, İki Celali vergi düzenindeki bozukluğu bahane ederek ayaklanmışlar.
Bozkır,Seydi­şehir, Beyşehir ve Şarkikaraağac'a kadar egemen olmuşlardır. Ancak
bu isyancılar namlı Celali takipçisi



Kuyucu Murat Paşa'nın takibine uğrayarak yok edilmişlerdir. Celalilerin
ayaklanmasının nedeni Bozkır gibi kırsal bir kesimden ağır ver­gi istemesidir.
Hüsamettin Yazır (Amasya Tarihi) XVIII. Yüzyıl sonlarında simli kur­şun
madeninin işletilmesi ile bir­likte yukarıda bahsettiğim SER-USTAYA sözcüğü daha
sonra halkın ağzında SIRISTAT'a dönüşmüş,Cumhuriyet dö­neminde Bozkır ismi
verilmiştir. (Bugün hala bazı köylerde SIRISTAT adı kullanılmaktadır.)



ZENGİBAR KALESİ



Konya  İli Bozkır
İlçesi sınırları içerisinde  Orta Anadolu Ovasını Toroslara bağlayan,denizden
yüksekliği ortalama 1750 metre yükseklikte olan bir tepe üzerinde bulunan ve
çevresinde;kuzeydoğusunda Hacılar Köyü, güneyinde Işıklar Köyü  ve Hisarlık
Kasabası,batısında Yazdamı Köyü ve kuzeybatısında Ulupınar Köyünün yer aldığı
Antik çağda İsaura Eyaletinin başkenti olan Bozkır İlçesinin en kıymetli turizm
varlıklarından birisi Tarihi Zengibar Kalesidir.



Konya-Karaman
Devlet Yolunun 35.kilometresinden batıya dönüldükten sonra,Sarıoğlan Kasabası
ayırımından Bozkır Yoluna sapılıp, yaklaşık 25.kilometreden sonra sola
dönülerek,Yazdamı ve Işıklar Köyü üzerinden ulaşılan Zengibar Kalesinin antik
çağda İsaura Bölgesinin sınırları içerisinde ve bu bölgenin başkenti
olduğu,bölgenin tarihinin milattan önce XVlll.yüzyıla kadar indiği,bölgede Hitit
Krallığının,Lidyalıların,Perslerin, Kimmerlerin,Romalıların ve Bizanslıların
yaşadığı,bölgenin  milattan sonra XI.yüzyıldan itibarende Türk İdaresinde
olduğu, tarih araştırmacıları ve arkeoloğlar tarafından tespit edilmiştir.


 

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı
fiskos banner
Aramak İstediğiniz Kelime(ler)
MÜGE hobilerimveben CİCİBİŞİLERCİCİBİSİİYTIKLA SERAPARDA