Bozkır,
oldukça eski bir tarihe sahiptir. Bozkır ilçesi ve civarında bulunan eserlerden
de anlaşılacağı üzere, kentin tarihini antik çağlara hatta; kent içindeki kule
ve Hisar tepelerindeki kaya içine oyulmuş tek odalık evlerle bu tarihi ilk
çağlara kadar götürmek mümkündür. Bu kaya evlerin yapılışı ve kullanılan
teknik burada ileri bir medeniyetin varlığının kanıtı olmaktadır. Halk arasında
"İki Delik" diye adlandırılan Hisar Tepesindeki çift kaya evinin hemen ,altında
ilkçağ inanışlarında görülen tanrılara insan kurban edilen adak taşına benzer
bir taşın bulunması; kent tarihinin daha yukarılara çıkabileceğinin kanıtıdır.
Bozkır, bölge olarak eski çağda İSAURİA bölgesi içindedir. Bizans (Roma)
döneminde LEONTOPOLİS olan bugünkü şehrin güney doğusunda,daha sonra yeni
İsauri denilen (İsauria Nova) büyük bir kale yapılmıştır. (Bugünkü adı Zengibar)
kalede yirmiyedi adet kilisenin olduğuna bazı Bizans kaynaklarında
rastlanmıştır. Kalenin bugün birkaç burca ayakta kalabilmiş, daha çok amatör
define arayıcılarının tahribine uğramıştır. 'Büyük Selçuklu (Anadolu) Sultanı
Alaaddin Keykubat Alaiye (Alanya) yi fethe giderken buradan geçtiği tahmin
edilmektedir.(Çünkü Alanya'ya en kısa karayolu buradan geçmektedir. (162.5 km.)
Bölge ve çevresinde simli kurşun madeni işletildiği için kente Tiris-Maden,
daha sonra çevre köyler maden filizlerini hayvanları ile kente getirirken
Ser-Ustaya gidiyorum anlamına gelen Sırıstad demeye başlamışlardır. Bozkır
adının ise bölgeyi fetheden Bozkır beyden geldiği anlaşılmıştır.(Türkler
Anadolu'yu fethederken fethedilen yerlere genellikle o yerlerin fatihinin
unvanını ad olarak vermişler dir.) Bozkır XVI.Yüzyıl ortalarından sonra (Karamanoğluları
Beyliğinin ortadan kaldırılmasından sonra ) Osmanlıların eline geçmiştir. Daha
önce Çelebi Sultan Mehmet'in Karamanoglu Beyi ile yaptığı anlaşmada kentin
içinden geçen Çarşamba suyunun kuzeyi Osmanlılara,Güneyi de Karamanoğlu
Beyliğine bırakılmıştır.
Bozkır'in Türk halkını Kınık boyuna mensup insanlar oluşturmakta olup, dağlık
kesimlerinde ise (Haydar Dağı çevresinde) varsak aşiretine mensup insanlar
yaylacılık yapmaktadırlar. ( H.Nihal Atsız-F, Sümer)
XVI. Yüz Yıl sonlarında ilçeye Gelencan adlı bir beyin hakim olduğu
anlaşılıyor. Osmanlı devrinde ise Bozkır, idari bakımından sürekli değişiklik
geçirmiştir. XV ve XVI. Yüzyıllarda Bozkır'ın ovalık kesimlerinin (Yazıkolu
tarafının ) Bozkır Beyin torunlarının eline olduğu bilinmektedir. Genel vergi
defterlerinden anlaşıldığına göre bura halkının büyük çoğunluğunu Türkler
oluşturmakta Hıristiyanlar azınlıkta kalmaktadırlar. Halkın büyük çoğunluğu
çiftçilik yapmakta, sayısı bir hayli tutanlar da Sipahi ve Müsellim olarak
devlet hizmetinde veya Seğmen ve Sarıca adları ile beylerbeyi veya Sancak
Beylerinin yanlarında ücretli askerlik yapmakta idiler.
Kentin Hıristiyan halkı özellikle Kurtuluş Savaşından sonra kenti terk
etmişlerdir.
Bozkır'da XVII. Yüzyılın ilk yarısında (1606-1612) Dereli Halil ve Bademli'li
Hüseyin, İki Celali vergi düzenindeki bozukluğu bahane ederek ayaklanmışlar.
Bozkır,Seydişehir, Beyşehir ve Şarkikaraağac'a kadar egemen olmuşlardır. Ancak
bu isyancılar namlı Celali takipçisi
Kuyucu Murat Paşa'nın takibine uğrayarak yok edilmişlerdir. Celalilerin
ayaklanmasının nedeni Bozkır gibi kırsal bir kesimden ağır vergi istemesidir.
Hüsamettin Yazır (Amasya Tarihi) XVIII. Yüzyıl sonlarında simli kurşun
madeninin işletilmesi ile birlikte yukarıda bahsettiğim SER-USTAYA sözcüğü daha
sonra halkın ağzında SIRISTAT'a dönüşmüş,Cumhuriyet döneminde Bozkır ismi
verilmiştir. (Bugün hala bazı köylerde SIRISTAT adı kullanılmaktadır.)
ZENGİBAR KALESİ

Konya İli Bozkır
İlçesi sınırları içerisinde Orta Anadolu Ovasını Toroslara bağlayan,denizden
yüksekliği ortalama 1750 metre yükseklikte olan bir tepe üzerinde bulunan ve
çevresinde;kuzeydoğusunda Hacılar Köyü, güneyinde Işıklar Köyü ve Hisarlık
Kasabası,batısında Yazdamı Köyü ve kuzeybatısında Ulupınar Köyünün yer aldığı
Antik çağda İsaura Eyaletinin başkenti olan Bozkır İlçesinin en kıymetli turizm
varlıklarından birisi Tarihi Zengibar Kalesidir.
Konya-Karaman
Devlet Yolunun 35.kilometresinden batıya dönüldükten sonra,Sarıoğlan Kasabası
ayırımından Bozkır Yoluna sapılıp, yaklaşık 25.kilometreden sonra sola
dönülerek,Yazdamı ve Işıklar Köyü üzerinden ulaşılan Zengibar Kalesinin antik
çağda İsaura Bölgesinin sınırları içerisinde ve bu bölgenin başkenti
olduğu,bölgenin tarihinin milattan önce XVlll.yüzyıla kadar indiği,bölgede Hitit
Krallığının,Lidyalıların,Perslerin, Kimmerlerin,Romalıların ve Bizanslıların
yaşadığı,bölgenin milattan sonra XI.yüzyıldan itibarende Türk İdaresinde
olduğu, tarih araştırmacıları ve arkeoloğlar tarafından tespit edilmiştir.